MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda konuştu. Bahçeli’nin açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:
(MEB’in Ramazan genelgesi) “Genelgede ifade edildiği üzere modelin merkezinde değer çerçevesi esastır. Bu genelgenin neresi yanlıştır? Ramazan ayı etkinliklerine Talibanlaşma diyerek yaygara koparanlar hakiki manada yobaz değil midir? Ramazan şenliklerinin neresinde sakınca vardır? Bunlarda hiç mi utanma duygusu kalmadı. Çürük aydınlar ne istediğini söylesin.
“RAMAZAN GENELGESİNİ DESTEKLİYORUM”
Diyorlar ki laikliği savunmak suç değildir. Diyorlar ki şeriatçı dayatmayı reddediyoruz. Diyorlar ki karanlığa teslim olmayacağız. Alayınız karanlıktır. Allah’a ibadet etmek gericilikse biz de gericiyiz.
Milli Eğitim Bakanını ve bakanlık personelini kutluyorum. Ramazan ayı genelgesini sonuna kadar destekliyorum. Müslüman Türk milletinin haysiyetleriyle oynamayın. Haddinizi bilin, hududunuzu bilin. Bir devlet çatısı altında beraberce yaşayabilmesinin asgari kuralları 29 Ekim 1923 tarihinde konulmuştur. Bundan geriye dönüş yoktur. Taviz söz konusu değildir.
Tarih bir el feneri gibidir. Nereye tutarsanız orayı aydınlatacak, gerisi ise karanlıkta kalacaktır. Attığımız her adımla yaptığımız her hamleyle ülkemizin ufuk çizgisi olmayı kararlılıkla sürdüreceğiz. Hiçbir vatandaşımız ahlaken ve hukuken bu ülkede ikinci sınıf insan muamelesi görmemiştir.
Türkiye Cumhuriyeti’nde Türk neyse Kürt odur. Devletimiz Türkiye Cumhuriyetidir. Gazi Meclis en üst seviyede inisiyatif almıştır. Komisyonda görev yapan her milletvekili arkadaşıma gönül dolusu teşekkürlerimi iletiyorum. Hiç kimse yapılan çalışmaları hafife almamalıdır. Devir Türk ve Türkiye Yüzyılı devridir.
İkinci bir göz, yabancı bir el, dışarıdan bir arabulucu olmaksızın milli iradenin temsilcileri Terörsüz Türkiye hedefine hizmet etmişlerdir. Tek yürek Türkiye fotoğrafı netleşmiştir. Demokrasimiz daha da güçlenmiştir. Kardeşlik hukukumuz tek millet gerçeğimiz iyice kök salacaktır. Silahların susmasıyla siyaset konuşacaktır.
“YOL HARİTASI ŞEKİLLENMİŞTİR”
Terörsüz Türkiye’nin kazananı hepimiz, herkes, milletimizin tamamı olacaktır. Yol haritası şekillenmiştir. Af ve cezasızlığa prim verilmeden çerçeve çizilmelidir. Adalet duygusunu zedelemeden, silahsız döneme geçenlerin topluma kazandırılması aşama aşama gerçekleşecektir. İhtiyaç duyulacak yasal düzenlemelerin yapılması için ortaya çıkan anlayış çok değerlidir. Sırada siyasi ve hukuki adımlar vardır.
Müstakil bir düzenlemeye vurgu yapılması da ayrıca önemlidir. Türk neyse Kürt odur. Kürt neyse Türk de odur. Öte yandan KCK’nın yani örgütün üst yapılanmasının feshi de derhal sağlanmalıdır.
Kayyum meselesi demokrasi sınırları dahilinde tekrar değerlendirilmeli, 2 ahmetin makamlarına oturmaları sağlanmalıdır.”
















