11 Mart 2026, Çarşamba
No Result
View All Result
Global Manşet - Global Dünyanın Manşetleri
  • Global
  • Manşet
  • Ekonomi
  • Magazin
  • Moda
  • Sağlık
  • Sanat
  • Spor
  • Teknoloji
  • Global
  • Manşet
  • Ekonomi
  • Magazin
  • Moda
  • Sağlık
  • Sanat
  • Spor
  • Teknoloji
No Result
View All Result
Global Manşet - Global Dünyanın Manşetleri
No Result
View All Result
Home Gündem

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Kanlı senaryolara karşı gerekli tedbirleri alıyoruz

Global Manşet by Global Manşet
11 Mart 2026
in Gündem, Haberler, Manşet
0
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Kanlı senaryolara karşı gerekli tedbirleri alıyoruz
0
SHARES
0
VIEWS
FacebookTwitterWhatsappTelegramE-Posta

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin TBMM Grup Toplantısı’ndaki konuşmasına toplantının ülke, millet ve demokrasi için hayırlara vesile olmasını dileyerek başladı. Teşkilat mensuplarına ve misafirlere katılımları için teşekkür eden Erdoğan, Türkiye’nin 81 vilayetinde “Her şey Türkiye için” şiarıyla çalışan AK Parti teşkilatını ve 11 milyon 550 bin üyeyi selamlayarak birlik ve beraberlik mesajı verdi.

“İstiklal Marşı milli mutabakat metnimizdir”

Konuşmasında, İstiklal Marşı’nın kabulünün 103. yıl dönümüne değinen Erdoğan, milli marşın sadece bir şiir değil, milletin varlık ve yokluk mücadelesinin bir belgesi olduğunu vurguladı.

Erdoğan, “Yarın, milli mutabakat metnimiz olan İstiklal Marşımızın kabulünün 103. yıl dönümünü idrak edeceğiz.” ifadesini kullandı.

“Cephelerin çöktüğü bir dönemde yazıldı”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstiklal Marşı’nın kaleme alındığı dönemin zorlu şartlarına dikkati çekerek, dönemin Maarif Vekili Hamdullah Suphi Bey’in o günlere dair anlatımlarından örnekler verdi. Erdoğan, Hamdullah Suphi Bey’in şu sözlerini anımsattı; O günlerde cepheler arka arkaya çökmekteydi. Eskişehir’in sükutu, hatta Ankara’nın istilası dahi gün meselesiydi. Hükümetin Sivas’a kadar çekilmek hesabı vardı. Ordu her an Sakarya gerisine çekilmek üzereydi. Askerlerimizin maneviyatı son derece sarsılmıştı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti;

Vatan topraklarını hızla kara bulutların kapladığı bir dönemde merhum Mehmet Akif Ersoy tarafından kaleme alınan İstiklâl Marşımız, 12 Mart 1921 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde tekrar tekrar okunmuş, ayakta dinlendikten sonra alkışlar ve gözyaşları eşliğinde Genel Kurulun ekseriyet-i azimesiyle milli marşımız olarak kabul edilmişti. Bu topraklarda ezelden ebede hür yaşamış milletimizi esir etmeyi amaçlayan emperyalist kuşatmaya karşı verilen milli mücadele, kahraman ordumuza ithaf edilen İstiklâl Marşımızın kabulüyle kelimelerden mürekkep bir sancağa kavuşmuştur.

İstiklal Harbimizin Başkomutanı Gazi Mustafa Kemal, Meclis Başkanı sıfatıyla gözyaşlarının sel olup aktığı o tarihi günlerde bu hakikati şöyle dile getirmiştir: ‘Bu marş bizim inkılabımızın ruhunu anlatır. İstiklal Marşı’nda davamızı anlatması bakımından büyük manası olan mısralar vardır. En beğendiğim yeri şu mısralardır: Hakkıdır hür yaşamış bayrağımın hürriyet, Hakkıdır Hakka tapan milletimin istiklal. Benim bu milletten asla unutmamasını istediğim mısralar işte bunlardır. Bu demektir ki efendiler; Türk’ün hürriyetine dokunulamaz.

Sadece yazıldığı günler bakımından değil, muhteviyatı itibariyle İstiklal Marşı son devletimizin kurucu belgesi ve yapı taşıdır. Aynı zamanda milletimizin bağımsızlık beyannamesi ve hürriyet iradesinin manifestosudur. Bunun için İstiklal Marşımız, Peygamber Efendimizin çetin ve çileli hicret günlerinde yol arkadaşı Hazreti Ebubekir’e seslenişinden ilhamla ‘Korkma!’ diye başlar: Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak; Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak. O benim milletimin yıldızıdır, parlayacak; O benimdir, o benim milletimindir ancak.

“Korkmuyoruz ve korkmayacağız”

Evet, millet olarak hiçbir zaman korkmadık, korkmuyoruz ve korkmayacağız. Şehit kanlarıyla sulanmış vatan topraklarında nasıl bin yıldır alnımız ak, başımız dik bir şekilde hür yaşadıysak, inşallah kıyamete kadar yine hür yaşayacağız. Kendisi muazzam bir şair olmasının yanı sıra hayatı da muhteşem bir şiir olan Mehmet Akif, İstiklal Marşı ile ilgili şunları ifade etmişti: ‘O şiir bir daha yazılmaz. Onu kimse yazamaz. Onu ben de yazamam. Onu yazmak için o günleri yaşamak lazım. O şiir artık benim değildir. O milletin malıdır. Benim millete karşı en kıymetli hediyem budur. Allah bir daha bu millete bir İstiklal Marşı yazdırmasın’ Ben de bugün Cenabı Allah bu ülkeye ve bu aziz millete bir kere daha İstiklal Marşı yazmayı gerektirecek şartlar göstermesin diyorum.

Burada özellikle önceki hafta yaşanan süfli ve seviyesiz tartışmalar babında; yayınladıkları rezil bildirilerle devletimizin kurucu kodlarına ve milletin inanç değerlerine düşmanlık edenlerin İstiklal Marşımızı bir kez daha okumalarını, anlayana kadar tekrar tekrar okumalarını kendilerine tavsiye ediyorum. Bilhassa şu mısralar Türk milletinin asli kimliğinin ne olduğunu, Türkiye’yi hangi iradenin kurduğunu, bu devletin hangi esaslar üzerine bina edildiğini anlamalarına çok yardımcı olacaktır:
Ruhumun senden İlahi, şudur ancak emeli: Değmesin mabedimin göğsüne namahrem eli. Bu ezanlar ki şehadetleri dinin temeli Ebedi yurdumun üstünde benim inlemeli. Evet, Milli Mücadele’yi zafere ulaştıran, Türkiye Cumhuriyeti’nin temelini atan, Türk milletinin mayasını çalan asli değerler işte bunlardır. Ezandır, Kur’an’dır, şehadettir, bayraktır, hürriyettir ve her gönülde yaşayan İ’lâ-yi Kelimetullah davasıdır.

Merhum Nurettin Topçu’nun İstiklal Marşımızın müellifi ile ilgili yaptığı ‘Türk’ün Müslümanlıktan ayrılmayacağını bize Akif öğretti’ tespiti sadece malumun ilamı değil midir? Üstad Necip Fazıl’ın ‘İçi alev alev Müslüman, dışı pırıl pırıl Türk ve içi dışına hakim, dışı içine köle’ ifadesinde vücut bulan hakikat, soruyorum size bu değil midir? Bugün Asya’dan Afrika’ya, Kafkaslar’dan Balkanlar’a Türkiye denilince, Türk milleti denilince akla ilk neyin geldiği belli değil midir Allah aşkına bu değişmez gerçeklere gözlerini kapamak, bu hakikatlere sırt çevirmek mümkün mü? Sırf birilerinin işine gelmiyor diye aslımızı, neslimizi, ruh kökümüzü inkar mı edelim? Nesli tükenmekte olan üç-beş kart yobaz rahatsız oluyor diye bizi biz yapan kurucu değerlerimizi yok mu sayalım? Beyefendiler istemiyor diye ‘Allah Allah’ nidalarıyla üç kıta yedi iklimde at koşturan kahraman ecdadımızı redd mi edelim?

“Ceddimize de sırtımızı asla dönmeyiz”

Kimse kusura bakmasın, biz bunu yapmayız, yapamayız. Biz aslımıza da ceddimize de sırtımızı asla dönmeyiz. Kim ne derse desin, kim hangi bildiriyi yayınlarsa yayınlasın, bizi biz yapan hasletlere sıkı sıkıya sarılacağız. Hiçbir dahili ve harici bedhahın, hiçbir gücün bu hasletlere zarar vermesine; inancımızı ve irademizi kırmasına, bu milleti sahte ve sanal korkularla esir almasına müsaade etmeyeceğiz. 86 milyon hep birlikte birbirimizin hukukuna ve Türkiye Cumhuriyeti’nin hukukuna canımız pahasına sahip çıkacağız. Türkiye Cumhurbaşkanı olarak, AK Parti Genel Başkanı olarak, hepsinden öte bu aziz ve asil milletin bir evladı olarak İstiklal Marşımıza da istiklalimize de son nefesimize kadar sahip çıkacağımızı, bunları korumak için gerektiğinde göğsümüzü siper edeceğimizi bugün bir kez daha ilan ediyorum.

Bu vesileyle, istiklalimizin olduğu kadar istikbalimizin de tapu senedi olan İstiklal Marşı gibi nadide bir hediyeyi bizlere armağan eden büyük mütefekkir, münevver ve dava adamı Mehmet Akif Ersoy’u rahmetle yad ediyorum. İstiklal Marşımızı kabul eden Meclisimizin muhterem üyelerini rahmetle ve minnetle anıyorum. Yine bu vesileyle Kurtuluş Savaşımız başta olmak üzere bin yıldır cennet vatanımızı mübarek kanlarıyla sulayan tüm şehitlerimize, tüm gazilerimize Cenab-ı Allah’tan gani gani rahmet niyaz ediyorum. Rabbim ruhlarını şad, mekanlarını inşallah cennet eylesin.

“Savaş ekonomi üzerinde ağır bir tahribat oluşturdu”

Bölgemizde uzun bir süredir krizlerin ve çatışmaların ardı arkası kesilmiyor. Kuzeyimizden güneyimize mevcut çatışmalar sona ermeden maalesef bunlara her gün bir yenisi ekleniyor. İşte en son İsrail’in tahrikleriyle komşumuz İran’a karşı başlatılan savaş, hem coğrafyamızda hem de küresel ekonomi üzerinde ağır bir tahribat oluşturdu. Sorunların masada çözülme imkan ve ihtimali varken; yanlış hesaplar, yanlış değerlendirmeler ve elbette gözünü kan bürümüş bir şebekenin kışkırtmaları neticesinde bölgemiz yeniden kan ve barut kokusuyla kaplandı.

Saldırının başladığı ilk gün bir ilkokulda maalesef 175 kız öğrenci katledildi. İran’da hayatını kaybedenlerin sayısı 2 bin’e ulaştı. Bu arada dini lider Ali Hameney başta olmak üzere üst düzey İranlılar suikast yoluyla öldürüldü. Komşumuz İran’ın altyapısına ağır zayiat verdirildi. Ekonomik ambargo ve ağır yaşam koşulları altındaki İran halkı şimdiden her gün devam eden bombardımanla hayatta kalma mücadelesi veriyor.

Kadın, çocuk, yaşlı, sivil ayrımı yapmadan topyekün bir halka, gelişmelerde hiçbir sorumluluğu yokken ağır bedeller ödetildiğini üzülerek görüyoruz. Petrol üretim tesislerinin, su ve enerji altyapısının, ulaştırma altyapısının vurulduğuna, insanların cezalandırıldığına şahit oluyoruz. Öte yandan İran’a yönelik saldırılar, başta petrol fiyatlarının artması olmak üzere küresel ekonomi üzerinde de ciddi baskı kuruyor. Şimdiden sadece savaşın bizzat içindeki ülkeler değil, bütün dünya bu çatışmaların faturasını ödemeye hazırlanıyor. Bu anlamsız, kuralsız ve hukuksuz savaşın devam etmesi durumunda daha fazla can ve mal kaybı olacağını, küresel ekonominin faturasının daha da kabaracağını hepimiz şimdiden görüyoruz.

“Dost ve kardeşlerine sırtını dönen bir ülke değiliz”

Bakınız burada bir hususun altını özellikle çizmek istiyorum; Türkiye olarak çevresindeki krizlere duyarsız kalan, kriz anlarında dost ve kardeşlerine sırtını dönen bir ülke değiliz. Biz “bana dokunmayan yılan bin yaşasın” zihniyetiyle hareket eden nemelazımcı bir ülke hiç değiliz. Tam tersine biz krizlerin çözümü için risk alan, sorumluluk alan, gerektiğinde elini taşın altına koyan bir devletiz, böyle bir hükumetiz. Nitekim gerilimin çatışmaya dönüşmesini engellemek, meselenin müzakere ile çözülmesini sağlamak için yıllardır çaba sarf ediyorduk. Çatışmaların başladığı günden bugüne hem İran hem Amerika Birleşik Devletleri hem de ilgili bölge ülkeleriyle temaslar kurduk. Bu kapsamda 20’nin üzerinde telefon görüşmesi gerçekleştirdim. Diğer arkadaşlarımız aynı şekilde muhataplarıyla sürekli temas içinde oldular.

“Kanlı senaryolara karşı gerekli tedbirleri alıyoruz”

Elbette şu anda da silahların susması için umudumuzu halen kaybetmedik. Bu savaş büyümeden, bölgeyi tamamen ateşe atmadan durdurulmalıdır. Şayet diplomasiye şans tanınırsa bunu başarmak pekala mümkündür. Yeniden masaya ve müzakereye dönülmesi, yeniden diplomasinin devreye alınması için girişimlerimizi sabırla sürdürüyoruz. İçinde bulunduğumuz sürecin hassasiyetine binaen çok dikkatli konuşuyor, kelimelerimizi özenle seçiyoruz. Türkiye’yi rotasında tutmak ve etrafını saran ateşten korumak için son derece temkinli hareket ediyoruz. Aynı şekilde başta mezhep kavgası olmak üzere bölgemizde sahnelenmek istenen kanlı senaryolara karşı da gerekli tedbirleri alıyoruz. Dün Milli Savunma ve Dışişleri Bakanlarımız Gazi Meclisimizi kapalı oturumda bilgilendirdi.

“Millet olarak bizim için sadece insan vardır”

Burada şunu da ehemmiyetine binaen özellikle ifade etmek istiyorum: Biz, bölgemizin tamamına olduğu gibi kardeş İran halkına da ‘bu Şii’dir, bu Sünni’dir, bu Türk’tür, bu Kürt’tür’ diye hiçbir zaman bakmadık ve bakmıyoruz. Millet olarak bizim için Türk, Kürt, Arap, Şii, Sünni değil, sadece insan vardır. İster yanı başımızda ister dünyanın öbür ucunda olsun; haksızlığa uğrayan, mağdur edilen, sıkıntı çeken kim varsa biz onun yanındayız. Daha önce komşumuz Irak’ta bunu yaptık. 15 sene evvel kıtlıkla boğuşan Somali’de bunu yaptık. 13,5 yıl boyunca komşumuz Suriye’de bunu yaptık. 5. yılına giren Rusya-Ukrayna arasındaki savaşta bunu yapıyoruz. Sudan’da, Lübnan’da, Yemen’de, Libya’da ve daha pek çok yerde bunu yaptık, yapmaya da devam ediyoruz.

Irk ayrımını, mezhep ayrımını, din, dil, köken ayrımını reddediyoruz. Daha önce de söyledim, bugün üzerine basarak tekrar ediyorum: Bizim Sünnilik, Şiilik gibi bir dinimiz yok. Bizim tek bir dinimiz var, o da İslam. Hangi itikatla olursak olalım, bizi bütünleştiren ortak paydamız yine İslam. Mezheplerimizden, kökenlerimizden önce hepimiz insanız ve Müslümanız. Hazreti Ali bizim, Hazreti Ömer de bizim. Hazreti Osman bizim, Hazreti Hasan ve Hüseyin de bizimdir. Hazreti Ayşe validemiz bizim, Hazreti Zeynep annemiz de bizimdir.

“Kardeşlik hukukumuza zarar veren tartışmalardan uzak durulmalıdır”

Özellikle bu dönemde bir annenin çocukları anlamına da gelen ‘ümmet’ kavramının temsil ettiği manaya daha sıkı sarılmamız gerekiyor. Bunu şunun için söylüyorum: Son günlerde sosyal medyada mezhepçiliğin körüklendiğine, asırlık tartışmaların yeniden ısıtılmak istendiğine şahit oluyoruz. Savaşın bir cephesi olarak gördüğümüz bu tehlikeli tartışmalara karşı hem milletimizi hem de bölgedeki tüm kardeşlerimizi dikkatli olmaya çağırıyorum. Menşei bundan 13-14 asır öncesine uzanan muhataralı meselelerin bugün tekrar gündeme getirilmesi asla tesadüf değildir. İster dini, ister siyasi, ister tarihi olsun; bugün bize faydası olmayan, aksine nefreti körüklemesi, fitneyi büyütmesi sebebiyle kardeşlik hukukumuza zarar veren tartışmalardan uzak durulmalıdır.

Şunu lütfen unutmayalım: Şiiler, Sünniler olarak; Araplar, Türkler, Kürtler ve Farslar olarak bütün farklılıklarımıza rağmen yüzlerce yıldır bir arada yaşıyoruz. İnşallah bu çatışma ve savaşlar bittikten sonra da yine bir arada, barış içinde yaşamaya, aynı coğrafyayı ve aynı kaderi paylaşmaya devam edeceğiz. Bölge halkları olarak zaten mağduru olduğumuz bir çatışmanın daha büyük yaralar açmasına müsaade etmemeliyiz. Siyonist katliam şebekesinin elin taşıyla elin kuşunu vurma oyununa kesinlikle gelmemeliyiz.

“Sağduyuyu ve soğukkanlılığı elden bırakmayacağız”

Saldırılar devam ederken aralarında kimi eski İsrailli yöneticiler ile ücreti mukabilinde tetikçilik yapan kiralık kalemlerin de olduğu belli çevreler ülkemizle ilgili çeşitli iddialarda bulunmuşlardır. Akıllarınca liste yapan bu akıl evvellere şunu açıkça söylemek isterim: Düğmeye basılmışçasına eş zamanlı olarak uluslararası medyaya servis edilen bu hezeyanların amacını ve hedefini biz çok iyi biliyoruz. Türkiye düşmanı lobiler tarafından sistemli şekilde yürütülen kampanyaların ardındaki asıl niyetin de gayet farkındayız. Allah’ın izniyle biz bu tuzağa ve bu oyuna kesinlikle düşmeyeceğiz. Sağduyuyu ve soğukkanlılığı elden bırakmayacağız. Türkiye ülkelerden bir ülke değildir. Bu millet sıradan bir millet değildir. Türkiye’nin ve Türk milletinin karakterini tanımak isteyenler Kıbrıs’a baksın, İstiklal Harbi’mize baksın, Çanakkale Zaferi’mize baksın.

“Türkiye ‘Terörsüz Türkiye’ projesiyle gücüne güç katmıştır”

En son 15 Temmuz’da sadece içimizdeki hainleri değil, onların ipini tutanları da milletin gücüyle, milletin azmiyle rezil rüsvay edip bozguna uğrattık. Bu millet namahremine uzanacak eli geçmişte olduğu gibi bugün de yarın da çelik gibi iradesi ve cesaretiyle kıracak güçtedir, azimdedir, kudret ve kuvvettedir. Üstelik bugünün Türkiye’si dünden çok farklıdır. Türkiye iç cephesini güçlendirmiştir. Türkiye ‘Terörsüz Türkiye’ projesiyle gücüne güç katmıştır. Savunma sanayimizdeki atılımlarla ordumuzun caydırıcılığı daha da artmıştır. Türkiye edilgen konumdan çıkmış; bölgesinde denklem kurucu, oyun kurucu rol üstlenmiştir. Türkiye’ye el uzatanın eli yanar, Türkiye’ye dil uzatanın dili yanar.

“Biz macera peşinde değiliz”

Tekrar söylüyorum: Biz macera peşinde değiliz, gerilim peşinde asla değiliz. Biz bölgemizin her karışında ve köşesinde sulh-u sükunun hâkim olmasından yanayız. Biz savaşlardan bitap düşmüş, bıkmış, yorulmuş Orta Doğu’nun bir an önce hasretini çektiği kalıcı barışa ve istikrara kavuşmasından yanayız. Suriye’nin, geçmişte Irak’ın toprak bütünlüğünü savunduğumuz gibi bugün de İran’ın, Lübnan’ın, bölgedeki tüm ülkelerin toprak bütünlüğünü savunuyoruz. Bakın bizim gerek ülkemiz içinde gerek bölgemizde adaletten, huzurdan, barıştan başka hiçbir gayemiz yok. Kim olursa olsun hiçbir ülkenin egemenliğinde, topraklarında gözümüz yok. Ama topraklarımıza göz diken, egemenliğimize kasteden ve dahi macera arayan olursa evvelallah ona da ‘hodri meydan’ demekten çekinmeyiz.

“Dijitalleşmenin sağladığı avantajlardan istifade ediyoruz”

Bölgemizdeki çatışmalarda gördüğümüz gibi artık savaşlar da boyut ve biçim değiştirmektedir. Dijital platformlar ve yapay zeka teknolojileri sivil ve askeri olmak üzere iki yönlü kullanılmaktadır. Avrupa ülkeleri dahil dünyanın birçok yerinde dijital mecralarla ilgili soru işaretleri yükselmekte, şüpheler artmakta, dijitalleşmenin sağlıklı bir zeminde ilerlemesi için önlemler gündeme gelmekte ve alınmaktadır. Şurası bir gerçek ki eğitimden ulaşıma, sağlıktan haberleşmeye kadar geniş bir yelpazede dijitalleşmenin sağladığı avantajlardan elbette hepimiz istifade ediyoruz.

“Ekranda geçirilen süreler çocuklarımızı olumsuz etkiliyor”

Bununla birlikte ekranda geçirilen süreler uzadıkça; ders başarısından aile ilişkilerine, sosyal becerilerden ruh sağlığına pek çok alanda çocuklarımız bundan olumsuz etkileniyor. Tüm dünya için endişe verici olan şu rakamları sizlerle paylaşmak isterim: Geçtiğimiz aylarda yayınlanan bir uluslararası araştırmaya göre dünya genelinde internette geçirilen günlük ortalama süre; yetişkinlerde 6 saat 38 dakikayı, televizyon izleme süresi ise 3 saat 13 dakikayı bulmuş durumda. Bir başka raporda; 0-2 yaş grubundaki çocukların neredeyse yarısının akıllı telefonlarla bir şekilde temas halinde olduğu, 2000 ve sonraki yıllarda doğan çocukların ekran sürelerinin ise 9 saate kadar çıkabildiği ifade ediliyor. Türkiye’deki tablo ise üzerinde hassasiyetle durmamız gereken bir başka gerçekliği gözler önüne seriyor. Ülkemizde 4 saat 4 dakikası cep telefonlarından olmak üzere internette geçirilen günlük ortalama süre 7 saat 13 dakika, sosyal medyada harcanan haftalık süre ise 25 saat 4 dakikadır.

Dijital teknolojilerin çocuklarımızı nasıl etkilediğini TÜİK’in istatistiklerine baktığımızda çok net görebiliyoruz. TÜİK’in araştırmasına katılan 6-15 yaş grubundaki çocukların yüzde 66,1’i aktif olarak sosyal medya kullanıyor. Keza bu çocukların yüzde 32,6’sı her yarım saatte bir cep telefonunu kontrol ediyor, yüzde 74’ü ise en az bir dijital oyun oynuyor. Bu evlatlarımıza ekran başında geçirdikleri sürenin kendileri için hangi durumlara yol açtığı sorulduğunda; yüzde 34,4’ü daha az kitap okuduğunu, yüzde 33,3’ü daha az ders çalıştığını, yüzde 25,5’i ailesiyle daha az zaman geçirdiğini, yüzde 18,6’sı arkadaşlarıyla daha az yüz yüze görüştüğünü, yüzde 17,2’si ise daha az uyuduğunu belirtiyor.

“Yasa teklifimizi Meclis’e sunduk”

Çocuklarımızın şiddet, müstehcenlik, zorbalık ve istismar gibi içeriklere bu kadar kolay bir şekilde ulaşabilmesi kabul edilemez. Bizim amacımız çocuklarımızı dijital dünyadan koparmak değildir. Tam tersine gayemiz; onları tehlikelerle dolu bu dünyada güvenli, bilinçli ve güçlü bireyler olarak var edebilmektir. Devletin, toplumun ve ailenin görevi de esasen budur. Dijital dünyada çocuklarımızı korumayı amaçlayan, çocuğun üstün yararını esas alan, önleyici ve koruyucu bir anlayışla hazırladığımız yasa teklifimizi biliyorsunuz geçtiğimiz hafta Meclisimize sunduk. Düzenlemeyle sosyal medya platformlarına gerçek ve güvenilir yaş doğrulama mekanizmalarını uygulama zorunluluğu getirmeyi hedefliyoruz. Siyasi parti ayrımı olmaksızın hepimizi ilgilendiren, çok daha önemlisi geleceğimiz olan evlatlarımızı ilgilendiren bu teklifin Meclisimizin değerli katkıları ve önerileriyle yasalaşacağına inanıyorum.

Emekli maaş ödemeleri 14 Mart’tan itibaren ödenecek

Son olarak emeklilerimize bir müjde vermek istiyorum. Emeklilerimizin bayram ikramiyelerini her yıl olduğu gibi yine bayram öncesinde hesaplara yatırıyoruz. Ayrıca emeklilerimizin bu ayki emekli maaş ödemelerini de öne çekerek 14 Mart’tan itibaren ödemeye başlıyoruz. Hayırlı uğurlu olsun diyorum. (TRT Haber)

Tags: ‘kanlıalıyoruz”cumhurbaşkanıerdoğangereklikarşımanşetsenaryolaratedbirleri
Global Manşet

Global Manşet

Related Posts

İBB ‘yolsuzluk’ davasında üçüncü gün el sallama polemiğiyle başladı
Gündem

İBB ‘yolsuzluk’ davasında üçüncü gün el sallama polemiğiyle başladı

11 Mart 2026
TFF’den kritik karar: ‘Şampiyonluk Payı’ kaldırılıyor
Futbol

TFF’den kritik karar: ‘Şampiyonluk Payı’ kaldırılıyor

11 Mart 2026
Uraloğlu: Hürmüz’de 15 Türk gemisi bekliyor
Gündem

Uraloğlu: Hürmüz’de 15 Türk gemisi bekliyor

11 Mart 2026

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kategoriler

  • Analizler (1)
  • Basketbol (39)
  • Borsa (65)
  • Borsa Haberleri (53)
  • Borsa Şirketleri (1)
  • Diğer (1)
  • DÖVİZ (83)
  • Döviz Haberleri (78)
  • Eğlence (1)
  • Ekonomi (4.734)
  • Ekonomi Haberleri (1.346)
  • Emtia Haberleri (89)
  • Finans (52)
  • Futbol (1.855)
  • Gezi (1)
  • Global (2.194)
  • Gündem (23.299)
  • Haberler (8.139)
  • Halka Arz (2)
  • Hisse Senedi (3)
  • Kripto Haberleri (5)
  • Magazin (532)
  • Manşet (10.093)
  • Moda (8)
  • Piyasalar (56)
  • Sağlık (1.374)
  • Sanat (2.866)
  • Şirketler (6)
  • Spor (1.817)
  • Teknoloji (1.677)
  • Tv & Sinema (16)
  • Voleybol (28)
  • Yaşam (5)

Sizin İçin Seçtiklerimiz

Vodafone Vakfı sarsıntı bölgesine takviyesini sürdürüyor

Vodafone Vakfı sarsıntı bölgesine takviyesini sürdürüyor

2 yıl ago
Serdar Ortaç’tan İstanbul’un En Büyük Sahnesi YBY Woods’ta Unutulmayacak Müzik Şöleni

Serdar Ortaç’tan İstanbul’un En Büyük Sahnesi YBY Woods’ta Unutulmayacak Müzik Şöleni

3 yıl ago
KKTC’de yeni Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman ant içti

KKTC’de yeni Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman ant içti

5 ay ago
Lider Büyükakın, Kocaeli Evlilik Fuarını ziyaret etti

Lider Büyükakın, Kocaeli Evlilik Fuarını ziyaret etti

2 yıl ago

Etiket Bulutu

100 alan bakan başkan başkanı başladı belediye belediyesi bir birinci büyükşehir cumhurbaşkanı Cumhuriyet devam dünya ediyor ekonomi erdoğan etti: eğitim gün gündem haberler hizmet ile için lider manşet milyon oldu oyun proje sanat sağlık spor teknoloji türk türkiye yeni yıl ziyaret Çocuk İstanbul İzmir İş
No Result
View All Result

Öne Çıkanlar

Uraloğlu: Hürmüz’de 15 Türk gemisi bekliyor

Mücteba Hamaney’in yaralandığı iddia edildi

Mersin Büyükşehir ve Antalya Döşemealtı belediyelerinde operasyon

İran ordusu, ABD üslerini 2 tonluk bombayla hedef aldı

İsrail ordusu Lübnan’a saldırdı: 10 ölü!

PFDK’den Fenerbahçe, Galatasaray ve Beşiktaş’a para cezası

Popüler Haberler

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Kanlı senaryolara karşı gerekli tedbirleri alıyoruz
Gündem

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Kanlı senaryolara karşı gerekli tedbirleri alıyoruz

by Global Manşet
11 Mart 2026
0

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin TBMM Grup Toplantısı'ndaki konuşmasına toplantının ülke, millet ve...

İBB ‘yolsuzluk’ davasında üçüncü gün el sallama polemiğiyle başladı

İBB ‘yolsuzluk’ davasında üçüncü gün el sallama polemiğiyle başladı

11 Mart 2026
TFF’den kritik karar: ‘Şampiyonluk Payı’ kaldırılıyor

TFF’den kritik karar: ‘Şampiyonluk Payı’ kaldırılıyor

11 Mart 2026
Uraloğlu: Hürmüz’de 15 Türk gemisi bekliyor

Uraloğlu: Hürmüz’de 15 Türk gemisi bekliyor

11 Mart 2026
Mücteba Hamaney’in yaralandığı iddia edildi

Mücteba Hamaney’in yaralandığı iddia edildi

11 Mart 2026
Instagram Twitter

Kategoriler

  • Analizler (1)
  • Basketbol (39)
  • Borsa (65)
  • Borsa Haberleri (53)
  • Borsa Şirketleri (1)
  • Diğer (1)
  • DÖVİZ (83)
  • Döviz Haberleri (78)
  • Eğlence (1)
  • Ekonomi (4.734)
  • Ekonomi Haberleri (1.346)
  • Emtia Haberleri (89)
  • Finans (52)
  • Futbol (1.855)
  • Gezi (1)
  • Global (2.194)
  • Gündem (23.299)
  • Haberler (8.139)
  • Halka Arz (2)
  • Hisse Senedi (3)
  • Kripto Haberleri (5)
  • Magazin (532)
  • Manşet (10.093)
  • Moda (8)
  • Piyasalar (56)
  • Sağlık (1.374)
  • Sanat (2.866)
  • Şirketler (6)
  • Spor (1.817)
  • Teknoloji (1.677)
  • Tv & Sinema (16)
  • Voleybol (28)
  • Yaşam (5)

Copyright © 2023 | www.globalmediaas.com.tr

Sayfalar

  • Künye ve İletişim
  • Gizlilik ve Çerez Politikaları
  • Üye ve Ziyaretçi Aydınlatma Metni
  • Ziyaretçi Aydınlatma Metni
  • Çalışan ve Stajyer Aydınlatma Metni
  • Müşteri Adayı KVKK Aydınlatma Metni

COPYRİGHT © 2023 GLOBAL MEDİA YAYIN PLATFORMLARI A.Ş

No Result
View All Result
  • Global
  • Manşet
  • Ekonomi
  • Magazin
  • Moda
  • Sağlık
  • Sanat
  • Spor
  • Teknoloji

COPYRİGHT © 2023 GLOBAL MEDİA YAYIN PLATFORMLARI A.Ş